Bize Ulaşın Whatsapp

Glutatyon nedir?

Glutatyon, hücre hasarına sebep olan serbest radikallerle savaşan güçlü bir antioksidandır. Glutatyon ayrıca besinleri parçalamaya, enzimleri aktivasyonuna, protein üretimi, DNA’yı onarımına, toksinleri inaktivasyonuna ve bağışıklık sistemini düzenlemeye yardımcı olur.

Glutatyon glutamin-sistein-glisin amino asitlerinden oluşan tripeptid yapıda, serbest radikalleri nötralize eden, vücudumuz için önemli bir antioksidandır. Glutatyonun, bu güçlü antioksidan özelliği, yapısındaki -SH (sülfhidril) grubundan kaynaklanır. Glutatyon -SH grubu  sayesinde serbest radikal molekülleri ile elektron transferi yaparak oksidatif hasarı önler.

Sarımsak, soğan, ıspanak, brokoli, karnabahar, kara lahana, brüksel lahanası, avokado, maydanoz, kuşkonmaz, enginar gibi kükürt (sülfür) içeriğinden zengin besinler karaciğerde glutatyon üretimini arttıran gıdalardır.

Vücudumuzda, glutatyon sentezi için gerekli olan elementler Magnezyum ve Selenyum’dur. Hücrede enerji metabolizmasında görev alan bir yağ asidi olan alfa-lipoik asit glutatyon düzeyini arttırır. Ayrıca C vitamini eritrositlerde ve lenfositlerde glutatyon düzeyinde artışı sağlar.

Vücutta bulunan doğal yollardan glutatyon üretim mekanizmaları erişkinlerde, özellikle 20’li yaşlardan sonra yaşla birlikte her yıl % 1 oranında azalmaktadır.

Serbest radikaller nedir?

Serbest radikaller, çeşitli besinlerin sindirimi ile birlikte oluşan metabolitler, güneş ışınlarının zararlı etkileri, radyasyon, hava kirliliği, sigara, alkol gibi çevresel faktörlere yanıt olarak, vücudumuzda oluşan kararsız moleküllerdir. Oksidatif stres altında olan vücudumuzda oksijen bir elektron eksik olan iki ayrı atoma ayrılır. Eksik elektronu olan ve reaksiyona girmeye aşırı istekli bu atomlara serbest radikal denir. Eksik olan elektronlarını başka bir sağlıklı molekülden alarak ondan yeni bir serbest radikal oluşmasına neden olurlar.

Serbest radikaller vücudumuzda protein, nükleik asit ve lipidlerin yapılarını bozar. Hücre  yapısındaki bu değişiklikler, mutasyonlara, kontrolsüz hücre çoğalması sonucu tümörlere ve hücre ölümlerine sebep olurlar. Oluşan serbest radikal seviyesi şayet vücudun antioksidan savunma seviyesini aşacak olursa hücre ve dokularda oksidatif hasar oluşmaya başlar. Bu duruma oksidatif stres denir. Oksidatif stres kısaca serbest radikallerin üretimi ile vücudun onlarla savaşma yeteneği arasında bir dengesizlik olduğunda ortaya çıkar

Bu durum doku ve organ hasarına  yol açarak doku yaşlanmasından kanser oluşumuna kadar pek çok olumsuz gelişmelerden sorumludurlar.

Antioksidan nedir?

Vücudun metabolik faaliyetleri sonucunda oluşan serbest radikalleri temizleyici antioksidan mekanizmaları vardır. Antioksidanlar vücuttaki oksidasyonu yavaşlatıcı maddelerdir. Serbest radikaller ile öncelikli olarak reaksiyona girerler ve onlara ihtiyaç duydukları eksik elektronları sunarlar. Bu şekilde antioksidanlar vücuttaki oksidatif hasarı durdurucu etki göstererek hücre, doku ve organlardaki yıkıcı etkilerinin önüne geçerler.

Glutatyonun faydaları nelerdir?

Glutatyon bir antioksidan olmasının yanı sıra vücudumuzda toksinlerin ve kansere neden olan diğer maddelerin metabolizmasında rol oynar. DNA’nın doğal oluşumu ve onarımı gibi süreçlerde etkilidir. Hormon benzeri etkilere sahip prostaglandin üretimi için glutatyon gereklidir.

Enzimlerin aktivasyonu sürecinde ve bağışıklık sisteminin regülasyonunda glutatyon önem arz eden bir proteindir. Glutatyonun yaşlanma sürecini tersine çevirme (anti-aging) etkisi vardır. uyku regülasyonundan sorumludur.

Glutatyon cildin daha parlak ve sağlıklı görünmesini sağlar. Cildin yenilenmesine katkıda bulunur.  Ciltte oluşan lekelerin azalmasına yardım eder. Bu etkisini melanin pigmenti üretimini azaltarak gösterir. Bu da cilt renginde açılmayı sağlar.

Glutatyonun koruma sağladığı hastalıklar nelerdir?

  • Damar sertliği (ateroskleroz)
  • Hipertansiyon
  • Yüksek kolesterol
  • Alzheimer ve demans
  • Kronik yorgunluk sendromu
  • Kireçlenme
  • Kolit
  • Kireçlenme
  • Astım
  • Katarakt
  • Şeker hastalığı
  • Glokom
  • Kalp hastalıkları
  • Hepatit
  • Kronik karaciğer rahatsızlıkları
  • Parkinson hastalığı
  • Alkol kullanım bozukluğu
  • Kemoterapinin yan etkileri
  • Sedef (Psoriasis)

Glutatyon eksikliği nelere sebep olur?

Glutatyon eksikliğinde mental problemler görülebilir. özellikle kronik yorgunluk ve konsantrasyon kaybına ek olarak baş ağrıları, baş dönmesi, uyku problemleri gibi çeşitli mental rahatsızlıklar glutatyon eksikliği ile ilişkilendirilmiştir.

Glutatyon eksikliğinin kansere yol açabilecek artan oksidatif stres seviyelerine neden olur. Ayrıca yüksek glutatyon seviyelerinin kanser hücrelerinde antioksidan seviyelerini ve oksidatif strese karşı direnci arttırdığını bilinmektedir

Karaciğerdeki hücre ölümü, antioksidanların eksikliği nedeniyle artabilir. Özellikle glutatyon eksikliği hem alkol kullananlarda hem de kullanmayanlarda yağlı karaciğer hastalığına yol açabilir. Glutatyonun, alkole bağlı karaciğer yağlanması ve non-alkolik (alkolsüz) kronik yağlı karaciğer hastalığı olan bireylerde kandaki albumin ve diğer proteinlerle birlikte enzim ve bilirubin düzeylerini de iyileştirdiği gösterilmiştir.

Glutatyonun en çok yağlı karaciğer hastalığı olan kişilere yüksek dozlarda damardan intravenöz olarak verildiğinde etkili olduğunu bilinmektedir. Yapılan araştırmalarda karaciğerdeki hücre hasarının bir belirteci olan malondialdehitte azalma olduğunu gösterilmiştir.

İnsanlar yaşlandıkça daha az glutatyon üretirler. Glutatyonun kilo yönetiminde ve yaşlı bireylerde insülin direncinde de rol almaktadır. Düşük glutatyon seviyelerinin yağ yakımını yavaşlattığı  ve vücutta daha yüksek yağ depolama oranını arttırdığı gösterilmiştir. İnsülin direncini ve yağ yakımını iyileştiren glutatyon düzeylerini artırmak için diyetle sistein ve glisin alımı arttırılmalıdır.

Otoimmün hastalıkların temelinde yatan kronik inflamatuar süreç  oksidatif stresi artırabilir. Bu hastalıklar arasında romatoid artrit, ankilozan spondilit, crohn ve ülseratif kolit,  çölyak hastalığı ve sistemik lupus eritematozus bulunur. Glutatyon, vücudun immün yanıtını uyararak veya baskılayarak oksidatif stresi azaltmaya yardımcı olur.

Otoimmün hastalıklar, belirli hücrelerde mitokondriye saldırır. Glutatyon, bu serbest radikaller temizleyerek hücre mitokondrisini korumaya çalışır. Kronik hiperglisemi yani kan şekerinin uzun süreli yüksekliği, azaltılmış miktarlarda glutatyon ile ilişkilidir. Kandaki bu yüksek şeker oksidatif strese ve sonucunda da  doku hasarına yol açabilir.

Periferik arter hastalığı; daha yaygın olarak bacaklardaki atardamarların plaklar tarafından tıkanması ile ortaya çıkan bir hastalıktır.  Glutatyonun atardamarlardaki kan dolaşımı hızlandırarak hastaların çok daha uzun mesafeler boyunca ağrısız yürüme yeteneğini artırdığını bildirmiştir.

Melatonin uyku düzenini sağlayan, uyku ve uyanıklık dengesi düzenleyen beyinde epifiz bezinden salgılanan bir hormondur. Gece saatlerinde ışığa maruz kalınması melatonin salgılanmasını  baskılayarak, vücutta glutatyonun azalmasına neden olur. Televizyon karşısında uyuma alışkanlığı cep telefonu, bilgisayar ve tablet gibi cihazların ekranından yayılan mavi ışık, ve gece lambaları gibi ışık kaynakları nedeniyle gece saatlerinde ışığa maruziyet vücutta melatonin salınımını azaltarak, vücutta glutatyonun azalmasına sebep olur.

Glutatyon eksikliği yapan nedenler nelerdir?

  • Yetersiz beslenme. özellikle vitamin ve mineral eksikliği nedeniyle glutatyon üretiminin azalması
  • Aşırı efor gerektiren günlük aktivite
  • Psikolojik stres
  • Sigara ve alkol tüketimi
  • Hava kirliliği maruziyeti
  • Düzensiz uyku alışkanlığı
  • Morötesi ışınlar ve radyasyon maruziyeti
  • Kimyasal maruziyeti (petrol ürünleri, aseton, çözücüler, ev temizlik ürünleri)
  • Parasetamol
  • Yapay tatlandırıcılar,
  • Uzun raf ömrü sağlayan katkı maddeleri içeren besinler tütsülenmiş gıda
  • Diş dolgusu malzemeleri, dövmeler

Damardan Glutatyon Tedavisi  nasıl uygulanır?

      Glutatyon besinler ile birlikte alınsa bile yeterli olmayacaktır. Midenin asit ortamı nedeniyle glutatyonun protein yapısı bozulduğu için glutatyonun ilaç olarak ağız yolu ile kullanılması önerilmemektedir. Damardan Glutatyon Tedavisi ile sindirim sistemini atlayarak glutatyonun doğrudan kan dolaşımına verilmesi amaçlanmaktadır.

Kliniğimizde damardan glutatyon tedavisi hekimlerimiz ve deneyimli sağlık personelimiz gözetiminde uygulanmaktadır.

 CLINICPLAST olarak Damardan Glutatyon Tedavisi haftada bir veya iki olmak üzere toplam altı seans uygulanır.

Terapi prosedürü, bir damar yolu aracılığıyla glutatyon içeren serumun damardan kişiye uygulanması şeklinde, basit bir yöntemdir. Uygulamalarımız ortalama 20-30 dakika sürmektedir.

Hastalarımızın ihtiyacına göre 600 mg veya 1200 mg damardan glutatyon uygulanmaktadır.

Glutatyon Tedavisi  ek olarak vitamin C  takviyesi ve yine ihtiyaca göre ek vitamin takviyeleri yapılmaktadır.

 Kimlere Glutatyon Tedavisi uygulanmaz?

Hamileler, emziren anneler ve çocuklarda yeterli klinik çalışma olmadığı için Glutatyon Tedavisi önerilmemektedir. Ayrıca kanser tedavisi gören hastalarda aktif kemoterapi ve radyoterapi süreçleri esnasında glutatyon tedavisi verilememektedir. Ancak kemoterapi süreci bittikten sonra Damardan Glutatyon Tedavisi kemoterapinin artık etkilerinden kurtulma sürecini hızlandırır. Bu gruplar dışında kalan herkese Damardan Glutatyon Tedavisi güvenle uygulanabilir

CLINICPLAST olarak Damardan Glutatyon Tedavisi uzman hekim gözetiminde, deneyimli sağlık personelimizle kliniğimizde uygulanabildiği gibi talepleriniz doğrultusunda evinizinde de konforlu bir şekilde uygulanabilmektedir. terapi ücretleri, seans sayısı ve talep edilen hizmet türüne göre değişiklik göstermektedir. Damardan Glutatyon Tedavisi 2022 güncel fiyatları ile ilgili bilgi almak için bizlere hemen ulaşabilirsiniz.